Asie-mineure > Articles > Articles
  



Taner Akçam’ı rahat bırakın!   28/07/2007

Verein der Völkermordgegner e.V. Frankfurt / Main

Soykırım Karşıtları Derneği  (SKD);  Kontakt : Ali Ertem Tel.: 0049/69/5970813; E-Mail: skd@gmx.net

 

Taner Akçam’ı rahat bırakın!

 

Meşruiyetinden kuşku duymayan bir devletin, tarihi geçmişi hakkında farklı düşünen, vatandaşlarını susturmak için kriminal yöntemlere başvurması, kendi toplumunun tarihi gerçekleri öğrenmesini engellemek için aydınını, bilim adamını katlettirmesi düşünülemez. Muhaliflerine çamur ve iftira atarak hedef gösterme, topluma düşman tanıtma ve sonuçta linç ettirme yöntemleri meşru bir devletin işi değil, kriminal çetelerin işidir. Bu tür yöntemler hem ahlaki ölçülerin hem de bilimsel ölçülerin tamamen dışındadır. Meşru Hukuk devleti olmanın ölçüsü, dini inancı, etnik kökeni, dünya görüşü, sosyal statüsü ne olursa olsun, tüm vatandaşlarına, hem haklarının korunması hem de suçlarının cezalandırılması konusunda ayrım yapmamasıdır.

 

Son yıllarda Türkiye Cumhuriyeti egemenlik sahası içinde gelişen olaylar zinciri, bir devlet meşru kılan en temel kuralların devre dışı bırakıldığını daha net bir şekilde göstermektedir. Sırf devlet ideolojisine ters düşmeleri nedeniyle katledilen, kaybedilen ve toplumda linç edilmeleri için hedef gösterilen TC- vatandaşlarının durumunu başka türlü izah etmenin imkânı yoktur. Bu güne kadar Türkiye’de, ne tek tek bireylere karşı ne de topluca işlenmiş politik cinayetlerin hiç biri gerçek anlamda aydınlatılmadı. Hrant Dink’in aylarca süren bir karalama kampanyası ile göz göre göre katledilmesi ve şimdide delillerin karatılmaya çalışılıp, gerçek katillerin karanlıkta bırakılmak istenmesi, bu durumun en çarpıcı örneğidir.

 

Gelişmeler endişe verici boyuttadır. Bu olaylardan ders çıkarıp hukuk devleti anlayışını hakim kılmak yerine, işlenen insanlık suçlarına yenisini ekleme hazırlıkları yapılmaktadır. Bu kez de Türkiye’nin dünyaca tanınan saygın bilim adamı Prof. Taner Akçam’a karşı bir linç kampanyası başlatılmış durumdadır. Baskı ve tehditler nedeniyle ülkesini ikinci kez terk etmek zorunda kalan Akçam, şimdide ABD’de tehdit edilmektedir. Tarihi geçmişleri ile yüzleşmekten korkanlar, soykırım tabusunun yıkılması nedeniyle tam bir panik havasına girmiş durumdalar. Türkiye’nin en yakıcı sorunu olan böylesi hayati bir meselede, Taner Akçam’ın öncü rolünü ve tarihi gerçeklerin aydınlatılması için yapmış olduğu örnek çalışmaları içlerine sindiremeyenler, şimdi de onu katletmek istemektedirler. Dünya çapında kurdukları ajan-provokatör ağının, devlet destekli medyanın el birliği içinde Akçam’a karşı harekete geçirilmesinin başka bir izahı yoktur.

 

Böylesi kritik bir durumda hem insanlık hem de TC-devleti büyük bir sınavla karşı karşıyadır. Kendini insan kabul eden herkesin, insan haklarına saygılı tüm kurumların, Taner’in düşünce özgürlüğünü ve yaşam hakkını savunmak görevidir. Aksi takdirde ölümlerden çok daha ağır olan utancımızı ölene kadar taşımaya mahkûm olacağız demektir.

 

TC-devletine gelince: O kuruluşundan bu güne kadar tarihi geçmişi ile yüzleşmeyi engellediği için soykırım suçlusu çetelerle arasına ayrım çizgisi koyamamıştır. Bu nedenle de devletin belkemiğini teşkil eden ordusu ve emniyet teşkilatı kriminal çetelerin birer yuvası haline gelmiştir. Bu koşullar altında ne komşu halklarla barışın tesisi, ne yeni soykırımların önlenmesi ve nede yeni politik cinayetlerin engellenmesi mümkündür. Bu durum karşısında Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin önünde iki seçenek bulunmaktadır. Onlar, ya Taner’in de katledilmesine göz yumup, soykırım kurbanlarına bir yenisini daha ekleyerek, TC’nin kriminal çeteler için bir soykırım egemenliği olduğunu tescil edecekler, yada katillerin dizginlerini çekip “artık yeter!” diyerek, insan haklarına saygılı hukuk devleti ilkelerini hakim kılacaklar ve toplumun tarihi ile yüzleşmesi önündeki tüm engelleri kaldıracaklardır. Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri için başka seçenek kalmamıştır.

İnsanlığın katillere, kriminal çetelere değil, tarihi gerçeklerin gün ışığına çıkartılması, barışın ve dostluğun tesisi için can bedeli mücadele veren Tanerlere ihtiyacı var!

Taner’e dokunmayın!

Frankfurt, 28 Temmuz 2007


Retour...



© 2014 - Europe & Orient

Retour à la page d'accueil Plan du site